İlk 30 Günüm: Bir Yayıncının Kendi Notları
Bir yayıncımız ilk ayında tuttuğu notları bizimle paylaştı. Ne kadar kazandığını, neyi yanlış yaptığını ve hangi hafta işlerin değiştiğini kendi cümleleriyle okuyun.
Aşağıdaki yazı, yayıncılarımızdan birinin ilk ayında tuttuğu notlardan derlendi ve izniyle yayınlanıyor. İsmi gizlilik gereği kısaltıldı. Rakamlar kendi beyanı; herkes için aynı sonucu vermez.
0. gün — Neden başvurdum
Mağazada çalışıyordum, asgari ücret. Ayın 20’sinde para bitiyordu. Instagram’da bir reklam gördüm, üç gün baktım ama tıklamadım. Sonra bir akşam “sormaktan bir şey olmaz” dedim.
Formu doldurdum. 40 dakika sonra aradılar. En çok şunu sordum: “Benden para isteyecek misiniz?” Hayır dediler. İkinci sorum: “Çevrem duyar mı?” Takma isim kullanabileceğimi, şehrimin görünmediğini söylediler. O gece hesabı açtık.
1. hafta — Kimse gelmedi (sandığım)
İlk yayında elim ayağıma dolaştı. On dakika sonra kapattım. Ertesi gün menajerim aradı, “kaç dakika açık kaldın?” diye sordu. On dedim. Güldü, “bu iş öyle olmuyor” dedi.
İkinci gün iki saat açtım. Kimsenin gelmediği yirmi dakikalar oldu, canım sıkıldı. Ama sonra biri geldi, yirmi dakika konuştuk. Sonra bir tane daha.
İlk haftanın sonu: 1.240 ₺. Az. Ama perşembe günü hesabıma yattı ve o an kafamda bir şey değişti — “demek gerçekmiş”.
2. hafta — Yaptığım üç hata
Menajerim dökümü inceledi ve üç şey söyledi:
- Işık. Karanlık odada açıyordum. “Pencereye dön” dedi. Sonra 150 liraya bir ring ışık aldım. Fark inanılmazdı.
- Saat. Öğleden sonra açıyordum. “21:00–01:00 dene” dedi. Denedim, aynı sürede iki katı.
- Sessizlik. Karşı taraf selam verince cevap vermeden bekliyordum. “İlk on saniyede konuş” dedi. Basit ama işe yaradı.
İkinci haftanın sonu: 2.850 ₺.
3. hafta — Aynı kişiler geri gelmeye başladı
Bu benim için dönüm noktasıydı. Her gün aynı saatte açtığım için birkaç kişi düzenli gelmeye başladı. Artık “kim gelecek” diye beklemiyordum.
Bir gün canım istemedi, açmadım. Kimse aramadı, kimse kızmadı. O özgürlük hissi, mağazadaki dokuz saatten sonra çok tuhaf geliyor.
Üçüncü haftanın sonu: 3.900 ₺.
4. hafta — Rakamı gördüm
Dördüncü hafta 4.300 ₺ oldu. Ay toplamı 12.290 ₺. Mağazadaki maaşımın üstünde ve günde üç saat çalışarak.
Yanlış anlaşılmasın: bu para gökten düşmedi. Yirmi altı gün yayın açtım. Bazı günler iki saat, bazı günler dört. Canımın istemediği akşamlar da açtım — asıl fark orada oluşuyor.
Şimdi başlayacak birine ne söylerdim
- İlk hafta kazanca bakma. Alışma haftası. Rakama bakarsan bırakırsın.
- Her gün aynı saatte aç. Bu tek başına en çok işe yarayan şey.
- Menajerine yaz. Ben ilk iki hafta utandım, sormadım. Boşuna kaybettim.
- Işığa 150 lira harca. En hızlı geri dönen yatırım.
- Kötü günü kişisel alma. Kimsenin gelmediği akşam senle ilgili değil.
Bir de şu: başlamadan önce ben de “acaba dolandırılır mıyım” diye düşündüm. Bir kuruş vermedim, kimse şifremi istemedi, para her perşembe yattı. Ama yine de herkese söylüyorum — para isteyen yerden uzak durun.
Merak ediyorsanız formu doldurup sadece konuşabilirsiniz. Ben öyle başladım.
Okumak güzel, başlamak daha güzel.
Bu yazıdaki her şeyi menajerinizle birlikte uygulayabilirsiniz. Başvuru ücretsiz ve sizi hiçbir şeye mecbur bırakmıyor.
60 saniyede başvur